EMEP: KAZAKİSTAN HALKI ‘YETER’ DİYOR

. EMEP, protestoların devlet tarafından şiddetle bastırılmasına da tepki gösterdi.

Kazakistan’daki halk protestoları ile ilgili bir açıklama yayımlayan Emek Partisi (EMEP), işçi eylemleriyle başlayan ve tüm ülkeye yayılarak siyasi iktidarın ve anayasanın değişmesi talepleriyle genişleyen halk hareketine destek açıklaması yaptı. EMEP, protestoların devlet tarafından şiddetle bastırılmasına da tepki gösterdi.

Açıklamada gelişmelerin temel nedeninin SSCB’nin dağılmasından sonra bütün birlik ülkelerinde olduğu gibi, Kazakistan’da da bir avuç oligarkın ülkenin fabrikaları ve işletmeleriyle petrol/gaz yatakları ve madenlerine el koyması ve devletin revizyonizm döneminden kalma yöneticilerinin, Nazarbeyev’in “tek adam” rejimiyle yönettikleri ülkenin tüm zenginliklerinin talanını emperyalistlerle el ele sürdürmesi olduğunun altı çizildi.

Kazakistan işçi sınıfı ve halkının taleplerinin yanında olduğunu belirten Emek Partisi, halkın Nazarbayev’in ve onun halefi ilan ederek perde arkasından yönettiği Cumhurbaşkanının istifasıyla rejim değişikliği istediğini; siyasal ve sendikal örgütlenme hakkı; grev, gösteri ve toplantı hakkı; siyasi tutukluların serbest bırakılması gibi temel talepleri hatırlattı.

"Kazakistan halkı 'Yeter' diyor" başlıklı açıklamanın tamamı şu şekilde:

"Aşırı sömürü, yolsuzluk ve baskı Kazakistan halkını isyan ettirdi.

Petrol ürünlerine yapılan zam bardağı taşıran damla oldu. Kazakistan neoliberalizminin halkın hoşnutsuzluğunu biriktiren işsizlik ve yoksulluk türünden sonuçlarının üzerine gelen zamları protesto için sokağa çıkan halkın talepleri hızla siyasallaştı.

Nedeni açık: SSCB’nin dağılmasından sonra bütün birlik ülkelerinde olduğu gibi, Kazakistan’da da bir avuç oligark ülkenin fabrikaları ve işletmeleriyle petrol/gaz yatakları ve madenlerine el koydu. Devletin revizyonizm döneminden kalma yöneticileri, Nazarbeyev’in “tek adam” rejimiyle yönettikleri ülkenin tüm zenginliklerinin talanını emperyalistlerle el ele sürdürdüler.

İşçi ve emekçilerin payına eskisinden beter sömürü düştü. Halk, eğitim ve sağlık başta olmak üzere parasız kamu hizmetleriyle tüm sosyal haklarını kaybetti. Kazakistan diktatörü Nazarbayev ve çevresi, üst düzey bürokratlar denetimsiz yolsuzluklarıyla olağanüstü zenginleşirken, itibardan tasarruf yapmayıp görkemli saray ve gökdelenler inşa ederek sefahat içinde yaşam sürdüler. Ülkede zenginlik az sayıda elde birikirken, zorbalık altındaki işçi ve emekçilerin gelir dağılımından aldıkları pay gittikçe azaldı ve yoksulluğu derinleşti.

İlk tepki on yıl önce petrol işçilerinden gelmiş, baskı ve sömürüde sınır tanımayan diktatörlük rejimine karşı işçiler grevler düzenleyerek sokaklara çıkmıştı.

Bu kez Kazakistan halkı daha güçlü, daha kitlesel şekilde tepkisini ortaya koydu.

Batıdaki petrol işçilerinin başlattığı grev ve gösteriler hızla ülkenin her yayına yayıldı. Asker ve polis gösterileri durduramazken, bir bölümü de göstericilere katıldı.

İktidar, göstericileri yatıştırmak için zamları geri çekerek, hükümeti görevden aldı ama bu tedbirler göstericileri kandırıp durdurmaya yetmedi.

Kazakistan işçi sınıfı ve halkı, Nazarbayev’in ve onun halefi ilan ederek perde arkasından yönettiği Cumhurbaşkanının istifasıyla rejim değişikliği istiyor. Siyasal ve sendikal örgütlenme; grev, gösteri ve toplantı hakkı istiyor. Bir diğer talep de siyasi tutukluların serbest bırakılması.

Diktatörlük tavizlerle yatıştıramadığı halka, kendine bağlı özel kuvvetlerle saldırmaya başladı ve Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü’nden (KGAÖ) yardım istedi. Rusya ve KGAÖ ülkeleri Kazakistan’a asker göndererek müdahale ediyorlar.

Partimiz, Kazakistan işçi sınıfı ve halkının haklı mücadelesinin yanındadır. Benzer pek çok haklı direniş gibi, Kazakistan halkının direnişi ve taleplerinin de gerici burjuva ve emperyalist güçler tarafından istismar edilip saptırılmaması için Kazakistan halkının uluslararası işçi sınıfı ve halkların dayanışması ve desteğine ihtiyacı var.