GENİŞLETİLMİŞ BAŞKANLAR KURULU adına Genel Başkan Süleyman Akyüz imzalı sonuç bildirgesinde şu sözlere yer verildi.
30. Dönem 7.olağan Genişletilmiş Başkanlar Kurulu toplantısında yapılan değerlendirmeleri ve bu doğrultuda almış olduğumuz kararları aşağıdaki şekilde kamuoyuna iletmeyi uygun bulmuştur:
Eşitsizlik ve sömürü üzerine kurulmuş olan küresel sistem, enerji kaynaklarının kontrolü ve daha fazla kâr için dünyanın her köşesine işgal ve saldırılarla istikrarsızlık ihraç etmektedir. Emperyalist rekabetin yoğunlaşması; uluslararası hukuk kurallarının hiçe sayıldığı, gücü yetenin hâkim olduğu ve toplumsal çürümenin derinleştiği bir siyasi atmosfer yaratmıştır. ABD’nin dünya petrol rezervlerinin %19’una sahip olan Venezuela’ya yaptığı saldırı ve İran’a İsrail ile birlikte yönelttiği tehditler, haydutlukta sınır tanımayacaklarının ispatıdır. Venezuela’da saldırıdan sonra ilk icraat, petrolde özelleştirme yasasının geçirilmesi olmuştur. Dünya petrol rezervlerinin toplamda üçte birini elinde tutan ülkelere yönelen bu saldırıların aslında sermayenin ihtiyaçları için yapıldığını görüyor, emperyalist saldırganlığa karşı başta komşu Ortadoğu’da olmak üzere tüm dünyada barıştan, kardeşlikten ve emeğin dayanışmasından yana olduğumuzu vurguluyoruz.
Ülkemizde uzun süredir uygulanan “kemer sıkma” programının faturasını emekçiler ödemektedir. Enflasyonla mücadele gerekçesiyle gündeme gelen bu program sermayedarları ihya ederken işçi sınıfının alım gücü giderek düşmekte, gelir dağılımı bozulmakta, özellikle imalat sektörlerinde işten çıkarmalarla istihdam daralmaktadır. Son sendikal istatistiklere göre geçtiğimiz altı ayda kayıtlı çalışan işçi sayısı 627 bin kişi azalmıştır. Enflasyon kâğıt üzerinde dahi yüksek seyrini korurken asgari ücret yine enflasyonun altında bir artışla açlık sınırından düşük belirlenmiştir. Böylece ücretler alabildiğine baskılanmakta, yıllarca alınteri dökmüş olan emekliler ise sefalete mahkûm edilmektedir. Pansuman değil, köklü çözüm istiyoruz. Daha fazla dayanacak gücü kalmayan geniş emekçi kesimlerin koşulları iyileştirilmeli, sosyal adalet sağlanmalı, üretim ve istihdamı destekleyen kapsamlı önlemler derhal hayata geçirilmelidir.
Emekliler sefalete sürüklenirken sosyal güvenlik sisteminde “emeklilere destek” makyajı ile Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) gündeme getirilmektedir. Konuyla ilgili düzenleme henüz kamuoyuna duyurulmamışken medya aracılığıyla nabız yoklanmakta ve bireysel emeklilik sisteminde bazı hazırlıklar yapılmaktadır. TES ile işveren katkısı ve zorunlu katılım da planlanmaktadır. Emeklilik sisteminde kısmi özelleştirme anlamına gelecek bu uygulama ile çalışanlardan yeni kesintiler yapılacak ve oluşacak birikimler piyasa koşullarında değerlendirilecektir. Önceki yıllarda kıdem tazminatı fonu ile birleştirilmesi hedeflenmiş olan TES ile birikimlerimizin ve kıdem haklarımızın daha da tırpanlanarak piyasaya emanet edilmesine izin verilemez.
Özelleştirme politikalarına köprü ve otoyolların işletmesinin devri ile devam edileceği duyurulmuştur. Özelleştirmelerin ülkemiz ekonomisinde yol açtığı tahribat ortada iken bu uygulamalarda ısrar edilmesinin hiçbir kamusal yararı yoktur. Yıllarca özelleştirmelere karşı mücadelede öncü olan Sendikamız Petrol-İş, ülkemizin iktisadi varlıklarının satış ve devrinden vazgeçilmesi gerektiğini bir kez daha vurgulamaktadır. Yapılması gereken başta örgütlü olduğumuz TPAO, BOTAŞ, Eti Maden ve MKEK olmak üzere kamu kuruluşlarının korunması ve güçlendirilmesidir. Ayrıca, bu kuruluşlarımızdan TPAO, BOTAŞ ve Eti Maden’in Varlık Fonu’nun bünyesine katılması bu işletmelerin kamusal niteliğini zayıflatmakta, bu değerlerimizin finansal olarak ipotek altına alınması riski doğurmaktadır. Söz konusu stratejik işletmeler, Varlık Fonu’ndan çıkarılmalı, yatırımlarla istihdamları ve yapıları güçlendirilmelidir.
Vergi sisteminde adaletsizlikler her geçen yıl artmaktadır. 2026 yılı gelir vergisi dilimleri enflasyon ve yeniden değerleme oranının altında yükseltilerek belirlenmiş, ücretlilerden yine daha fazla vergi kesilmesinin koşulları oluşturulmuştur. Sermayedarların bazı vergi borçları affedilir ve silinirken, çalışanlardan vergi kaynaktan kesilmektedir. İşçinin, yılın yarısına gelmeden üst dilimden yüksek vergi ödemeye mahkûm edilmesi ve vergi yükünün artması kabul edilemez. Konfederasyonlar ve sendikaların yıllardır talep ettiği üzere vergide adalet sağlanmalı, ücretliler için gelir vergisinde dilim sınırları geçmişteki haksızlıklar da giderilecek biçimde yükseltilmeli, vergi oranları makul düzeye düşürülmelidir.
Emekçilerin karşı karşıya kaldığı bu zorlu koşullarda sendikal örgütlenmenin önemi bir kat daha artmaktadır. Fakat, çalışma yaşındaki nüfus artmasına rağmen sendikalı işçi sayısı, örgütlenmenin önündeki engeller nedeniyle ya yerinde saymakta ya da dönemsel olarak azalmaktadır. İşçinin yasal ve Anayasal hakkı olan sendikalaşma, sadece işçilerin şartlarının iyileştirilmesi ve refahının yükselmesini değil ülkemizin demokratik ve sosyal hukuk devleti olma niteliğine kavuşmasını da sağlayacaktır. Başta Türk-İş olmak üzere konfederasyonlar, sendikal örgütlenme konusunda inisiyatif almalıdır. Petrol-İş olarak, bu gerçekten hareketle önümüzdeki günlerde “Sendikalı Ol” çağrısını büyütecek ve işçi havzalarında örgütsüz emekçilerle buluşarak sendikalı olmanın önemini sadece işçilere değil şubelerimizin olduğu yerelliklerde kamuoyuna çeşitli araçlarla anlatacağız.
12 Şubat itibariyle Temel Conta grevimiz, 430. gününe ulaşmıştır. Bir örgütlenme direnişi haline gelen Temel Conta grevimizde işverenin grev kırıcı uygulamalarına rağmen yılmadan mücadelesini sürdüren, Submed işyerinde ve ülkemizin dört bir yanında hakları için direnen tüm işçi kardeşlerimizi Genişletilmiş Başkanlar Kurulu adına selamlıyor, mücadelelerinde yanlarında olduğumuzu belirtiyoruz.
Geçtiğimiz yıl ekonomik ve sektörel sıkıntıları gerekçe gösteren işverenlerin kazanımları sınırlama çabalarına rağmen sendikamızın örgütlü olduğu toplam 61 işyeri/işletmede sözleşme bağıtlanmıştır. Ekim ayındaki önceki Başkanlar Kurulu’ndan bu yana ise biri yeni örgütlenilen olmak üzere 13 işyeri/işletmede başarılı sözleşmeler imzalanmıştır. Önümüzdeki dönemde yürürlük başlangıcı 1.1.2026 tarihli sözleşmeler ve ara dönem olanlar dahil toplam 36 işyeri/işletmede yoğun bir müzakere süreci yürütülecektir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
PETROL-İŞ SENDİKASI
GENİŞLETİLMİŞ BAŞKANLAR KURULU ADINA
GENEL BAŞKAN
SÜLEYMAN AKYÜZ