Bir çocuk hayal edin ve kendinizi onun yerine koyun. Sabahın ilk ışıkları doğmadan evinize gelen polis amcalar babanızı yaka paça alıp götürüyorlar. Çok erken saatte kalkmak zorunda kaldığınız bugün gitmek istemiyorsunuz ama evdeki büyüklerin ısrarı ile okulun yolunu tutuyorsunuz. İlk dersten sonra teneffüste okulun bahçesine çıktığınızda iki arkadaşınız fısıltı ile aralarında sizi göstererek konuşuyorlar. Kulağınıza gelen o cümlenin anlamını bugün belki bilmiyorsunuz, ama asla bir daha yaşamınız boyunca unutmayacaksınız. ? BİLİYOR MUSUN? ONUN BABASI TERÖRİSTMİŞ.?
Geçtiğimiz hafta sonu Kocaeli ili merkezli 7 ilde yapılan operasyonlarla gözaltına alınan 87 kişi çıkarıldıkları mahkeme tarafından serbest bırakıldı. Yurt dışında bulunan KOTO başkanı Murat Özdağ ise havaalanında gözaltına alındıktan sonra emniyette yapılan sorgusunun ardından çıkarıldığı mahkemece serbest kaldı.
Yani, Kocaeli´de yapılan Paralel operasyonunda kimse tutuklanmadı.
17 ? 25 Aralık vakalarının sarsıntıları hala devam ediyor ülke genelinde. Türkiye´de iktidar partisi ile Fettullah Gülen cemaati arasında başlayan tabir yerinde ise savaşın son raundunda 1 Haziran sabahı erken saatlerde terör örgütüne üye olmak ve finans sağlamak iddiası ile aralarında iş adamlarının, esnafların, STK temsilcilerinin ve gazetecilerin bulunduğu 87 kişi gözaltına alındı.
Operasyonun Gebze ayağında gözaltına alınanlar arasında kendilerini yıllardır tanıdığım isimlerde yer aldı. Gebze Sanayici ve İşadamları Derneği eski başkanı GTO eski başkan yardımcısı ve Uçar Makina´nın sahibi Halit Uçar, GESİAD´ın şuan ki başkanı ve tüm dünyada otomotiv sanayine cam üreten Olimpia oto camların sahibi Mehmet Zenginer, Bölgemizde GETAB, Yozgatlılar derneği, YOSİAD, Kocaeli Hemşeri Dernekleri gibi bir çok sivil toplum kuruluşunda başkan ve yöneticilik yapan Akalın Turizmin sahibi Erol Akalın, Doruk Grubun sahibi Kenan Canyiğit, Erdoğan Bıyık, Nurettin Çölgeçen ve üniversite tahsili yaptığı yıllarından bu yana tanıdığım Demokrat Gebze gazetesinin yazı işleri müdürü Murat Dağdeviren devlet içinde devlet kurmaya çalıştığı iddia edilen Fettullah Gülen cemaatine üye olmak, finans sağlamak gibi suçlar isnat edilerek gözaltına alındı.
Gözaltı işlemlerinin medyaya yansımasının ardından ise kızılca kıyamet koptu. Yukarıda saydığım isimler ve yazmayı gözden kaçırdığım isimler hakkında başta gazetecilik mesleği ile bir şekilde alakalı olan isimler olmak üzere, siyasetçiler, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, muhtarlar, iş adamları dudak uçuklatan iddialar ve söylemlerle bir linç kampanyası başlattılar.
Hatta bu linç girişimini ahlaksızlaştıran insanlıktan nasibini almamış bazı kişiler GESİAD´da görevli K.Y. isimli kişinin GESİAD´dan örgüte ait dokümanları gizlice çıkarırken yakalandığını şahsın telefonunda ve bilgisayarında porno görüntüler bulunduğunu basına servis ettiler. GESİAD´da çalışan K.Y. bundan aylar evvel derneğe yapılan operasyon sırasında başkan Mehmet Zenginer´e ait el çantasını fabrikaya götürmek üzere iken gözaltına alınmış, çantada veya üzerinde hiçbir yasa dışı unsura rastlanmamıştı. 6 Ay evvel yaşanan bir olayı bugün yapılmış gibi gösteren vicdan yoksunları, operasyonla yakından uzaktan alakası olmayan bir konu üzerine de iğrenç bir iftira atarak K.Y´nin özel hayatına müdahale ettiler. K.Y.nin çoluk çocuğunun, eşinin babasının annesinin böyle bir haberi duyunca ne hale gelebileceğini empati yaparsanız belki hissedebilirsiniz.
Meslektaşımız Murat Dağdeviren ile ilgili de bir iki satır yazmak gerekir. Benim ile yaptığı bir telefon görüşmesinin emniyette kendisine sorulduğunu öğrendiğimde inanın çok güldüm. Geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiğimiz bir sosyal proje için kendisinden destek istediğim ve hatta telefon konuşmasındaki tavrından, söylemlerinden dolayı kırıldığım Dağdeviren´den benim yüzümden muhatap kaldığı sorudan ötürü yaşı benden küçük olmasına rağmen özür dilerim. Evet, ben Dağdeviren´e halen başkan diye hitap ediyorum. Çünkü kendisi bu kentte mesleki örgütlenme adına gazetecilere öncülük etmiş ve bugün adı MAGDER olan Gebze Gazeteciler Derneğinin temellerini atmıştır. Kurucu başkanlığını yapmıştır.
Kocaeli´de yapılan operasyonda gözaltına alınan, Emniyette sorguları yapılan ve mahkemeye sevk edilen tüm sanıklar mahkeme tarafından serbest bırakıldı. Akıllarda onlarca soru kaldı.
Türk Hukuk tarihine kara bir leke düştü Kocaeli operasyonları ile. Terör örgütü üyesi olmakla suçlanan isimlerin birçoğunu hepimiz tanıyoruz. Bu insanların dini inançlarını, ticaretlerini, hayat görüşlerini. Yaşam felsefelerini bilmeyen yok.
Bu kadar adamın bir bir gözaltına alınması ve daha sonra serbest bırakılması ne anlama geliyor sizce?
Bu konuda herkes gibi benimde bir fikrim var. Aslında sorularım var. Bu kadar adam neden gözaltına alındı? Suçları neydi? Neden serbest bırakıldılar?
Ya haklarında suç tescil edilecek bir durum yoktu. Sadece toplumda bir korku yaratmak ve gözdağı vermek için bu adamlar tek tek evlerinden alındı. Ya da bu adamları serbest bırakan hâkimde paralel örgütün bir üyesi. Çok ciddi suçlar iddia edilerek gözaltına alınan onlarca adamdan bir tanesi dahi tutuklanmıyorsa bu operasyon tam anlamı ile bir fiyaskodur.
AK Parti´nin il başkanı Şemsettin Ceyhan operasyonla ilgili yorum yapmaktan kaçınırken bir ifadesi akıllara kazındı.? Hepsi görüştüğümüz ve tanıdığımız insanlar?
Evet, başkan Ceyhan aslında çok önemli bir cümle kuruyor. Herkesin aklının bir kenarına kaydedip, unutmaması gereken, geçmişi inkâr etme çabalarının nafile olduğunu hatırlatan bir söz bu.
Bugün bulunduğu konumu, makamı, mesleği ve elde ettiği geliri bugün terörist paralelci olarak anılan isimlerin destekleri ve gayretleri ile elde edenlerin yarın söyledikleri sözler suratlarında Osmanlı tokadı gibi patlarsa hiç şaşırmayacağım.
Sosyal medya aracılığı ile bir linç kampanyası oluşturmak isteyenlerin her birinin ismi operasyonda geçen kişiler ile birebir şahsi sorunları olabilir. Kimse kimseyi sevmek zorunda değildir. Kimse kimse ile aynı fikri paylaşmak zorunda da değildir.
Biz yıllardan bu yana Fettullah Gülen cemaatinin ülkedeki yapılanmasının sıkıntılar doğurabileceğini söylerken ? Muhterem hoca efendi hakkında dikkatli konuş? diyen AK partili bazı isimlerin bugün tam aksine insafsızca sözler sarf ettiğine şaşkınlık içinde şahit oluyorum.
Çok uzun değil, şurada 2013 yılının Aralık ayından evvel kanka olduğunuz isimlere, bizim arşivlerimizde kol kola, baş başa, sarmaş dolaş, boy boy fotoğraflarınız olan insanlara yönelik söylediğiniz kelamlarınız beni derinden sarsmakla kalmıyor, sizin hakkınızdaki fikirlerim de de değişikliğe neden oluyor.
Ne oldu, nasıl oldu da bir anda bu kadar çark edildi. Halen bugün ticaretini yapan, aynı zamanda siyasetini en üst düzeyde yapan isimlerin daha açık söylemek gerekirse AK Parti´nin A´dan Z´ye tüm kadrolarının ilişki içinde oldukları Fettullah Gülen cemaati mensuplarına karşı takındıkları bu tavır ne kadar anlaşılabilir?.
Eğer ki Fettullah Gülen ve onun cemaatinin mensupları kendilerine isnat edilen suçları işlemiş iseler bununla ilgili en doğru ve kesin kararı Türk adaleti verecektir. Bağımsız Türk yargısı kimseye imtiyaz tanımayacaktır. Bundan bizim endişemiz yoktur, sizin var mı?
Yarın birileri çıkarda bu linç girişiminin içinde olan işi, siyaseti, makamı ne olursa olsun isimler ile Kocaeli ve Gebze´de yapılan son operasyonda gözaltına alınan isimlerin yıllardır birlikte yaptıkları işleri, ilişkileri tek tek net bir şekilde açıklarsa nereye kaçacaksınız? Kime sığınacaksınız? Kimden yardım isteyeceksiniz? Sokağa çıkacak yüzünüz olacak mı?
2002 yılından bu yana Fettullah Gülen cemaatinin mensupları ile AK parti mensuplarının ilişkilerini herkesin bildiği kadar bende biliyorum.
Özellikle belirtmeliyim ki; Demokrat Gebze gazetesinin yazı işleri müdürü Murat Dağdeviren´in gözaltına alınması ile ilgili yorumların sosyal medyada ve haber sitelerinde bire bin katarak kamuoyu ile paylaşıldığı süreçte sadece gazeteci kimliği nedeni ile sosyal medya aracılığı ile üzüntülerini, kaygılarını ve endişelerini paylaşan Levent Altun, Hakan Avcı, Haluk Turgut ve Hakan Avcı´nın biricik oğlu Erol Avcı´yı yorumlarından dolayı tebrik ediyorum.
Ve bu konuda fikir üretenlere yılların tecrübesi ile bir tavsiyede bulunmak istiyorum. Gün gelir hesap döner. Geçmişini inkâr edenin geleceği olmaz.
Cebiniz gönlünüz beyniniz hep dolu olsun.



