Doğa Çelenk


HEP ŞİDDET DİYORUZ NEDİR BU ŞİDDET?

Evet şiddet gündemimizden asla düşmeyen ve son zamanlarda çok sık karşılaştığımız o kavram.


Birçok başlık altında incelenebilir; Şiddet fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranıştır. Yaşanılan her durumun altında yatan gerçeklerin ve gerekçelerin olduğuna inanıyorum, şiddetin de öyle. Ancak her emsali psikolojiye bağlanmaktansa, tetikleyici faktörlerinde göz önünde bulundurulması gerekiyor. Aile, toplumsal dayatmalar ve çevresel faktörler gibi. 

İnsan yalnız yaşayamaz, hep birlikte ve sosyal bir olgu ile hayatlarına devam ederler ve toplum içinde birbirlerinden etkilenirler. Bir toplum içinde yozlaşma başladıysa en temele inmek gerekiyor, yani aile yapısına bakılmalı. 

90’ lı yıllar ile 2000’ li yıllara bakalım; kültürel aktarım, değerlerimiz, inandıklarımız aynı mı? Haya, edep, ahlak duygumuzu kaybettik mi? Yıllar arasında uçurum fark var. Çünkü sistemin bize dayattığı kültür değişti. Vitrinde ne görürsek onu alabiliyoruz, bizim oraya ne koyduğumuz önemli. Diziler, filmler, oyunlar, örnek aldığımız hayat tarzları… Sen sen sen diyerek biz gitti ve yerine sadece kendini düşünen tamahkar, bencil ve narsist bir nesil geldi, duygularımız, değerlerimiz yok oldu. 

Nereden başlayacağız? Önce kendimizden, ailemizden, evlatlarımızdan. Evlat ailenin aynasıdır, ilk öğretim ailede başlar. Beşiği sallayan dünyayı sallar diye bir laf var. Hep söyledim ve hep söyleyeceğim topluma bireyi kazandıran annedir. Çocuk, baba figürünü evin ihtiyaçlarını karşılayan, ekonomiyi yöneten, sıkıntılara göğüs geren biri olarak; anne figürünü ise sadece temizlikten, yemekten sorumlu biri olarak görüyor. İzlediğimiz diziler buna en büyük örnek. İzledikçe normalleştiriyoruz ve duyarsızlaşıyoruz, öyleyse şu yorum yapılabilir; Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK)  ne işe yarıyor? 

Bakın aile demek; güven demektir, huzur demektir, sorumluluk demektir. Aile demek gerek annenin gerek babanın yükünü hafifletmek demektir. Bilinçsiz anne ve babalar farkında olmadan kişiliğinde sorun olan, şiddeti bir çözüm olarak gören çocuklar yetiştiriyor. Yetersiz çözümler yüzünden çocuk şiddeti savunma aracı olarak kullanıyor daha sonra dozu arttırarak potansiyel suçlu biri oluyor.  Şiddet hiçbir zaman çözüm değil. Eksi ile eksiyi topladığında sonuç artı olmayacak.

 Şiddet şiddeti, nefret nefreti getirecek. Tıpkı iyiliğin iyiliği, desteğin desteği, bağışlanmanın bağışlanmayı getirdiği gibi.