ORAYI HERKES BİLİYOR AMA KİMSE DOKUNAMIYOR
KANDİL´İ NEDEN YIKMIYORSUNUZ?
34 YILDA BU ÜLKENİN BAŞINA ONLARCA BAŞBAKAN, CUMHURBAŞKANI, KUVVET KOMLUTANI VE GENEL KURMAY BAŞKANI GEÇTİ. BU KAHPE YUVASI DAĞ HALA ORADA DURUYOR. VE HALA CANLARIMIZI YAKMAK İÇİN EMİR VERİYOR. BU HAİN YUVASINI YIKMAK İÇİN DAHA NEYİ BEKLİYORSUNUZ?
46 yaşındayım. Meslek hayatında 28 yılı geride bırakmış basın emekçisiyim. 1992 yılında vatani görevimi Jandarma olarak yerine getirdim. O günden bu yana bölücü hain terörizmi yakından takip ediyorum.
Her gün şehit haberleri almaya artık alıştığımız bu 34 yıllık vahşetin ilk fitili 15 Ağustos 1984 yılında Siirt´in Eruh ilçesi ile Hakkari´nin Şemdinli ilçesinde karakollara ve lojmanlara saldırılması ile başlamıştı.
Terör örgütünün bu eylemi 3 gün sonra duyuruldu. Hain bölücülerin şehit ettiği ilk canımız Erzincanlı er Süleyman Aydın´dır.
Aradan geçen 34 yılda terörle mücadelede Türkiye Cumhuriyeti 10 binin üzerinde evladını teröre kurban verdi. On binlerce evladımız gazi oldu. Binlerce insanımız dul, yetim kaldı. Bu acı tablo her geçen gün artarak devam ediyor.
Bölücü hainlerin sözde lideri bebek katili İmralı canisi can korkusu ile kaçtığı Suriye´ye bir daha dönemedi. Dönemin Başbakanı Merhum Bülent Ecevit´in gayretli diplomasisi ve TSK´nın üstün gayretleri ile 14 Şubat 1999´da Kenya´nın Nairobi kentinde havaalanında yapılan operasyonla ele geçirilerek Türkiye´ye getirildi.
Halen İmralı adasında ömür boyu hapse mahkum olarak bulunan bebek katili zaman zaman siyasetçilerin ihtiraslarını fırsat bularak kamuoyuna mesajlar vermeye çalışıyor.
Terörle mücadelede bu güne kadar Türkiye Cumhuriyeti resmi rakamlara göre 550 milyar dolar para harcadı. Türkiye´nin dış borç toplamı 450 milyar dolar.
Ülkemizin ve milletimizin bölünmez bütünlüğüne kast eden ve binlerce evladımızı şehit eden, on binlerce eve ateş düşüren hain bölücülere para, silah ve diplomatik desteklerini gizlice yıllardır veren emperyalizmin merkezi ABD, son bir yıl içerisinde terör örgütlerine desteğini resmileştirdi. Hain bölücülerin Suriye koluna açıkça destek veren terör işbirlikçisi ABD ağır silahlarla donattığı teröristlere her türlü desteği veriyor.
Terörle mücadeleden asla vazgeçmeyen devletimiz ise sınırımızda oluşturulmak istenen terör devletine göz yummayacak kadar kudretli duruyor.
Terörle mücadelede siz değerli okurlarımıza aktarabileceğim çok sayıda bilgi olmasına karşın bu açıklamaları sonlandırıp asıl meseleye gelmek istiyorum.
televizyon kanallarında, gazetelerde çok sayıda kim olduğunu dahi bilmediğimiz ünvanına terör uzmanı denen medya maymunları Güney sınırımızla ilgili onlarca başlıkta öneri ve tavsiyelerde bulunuyorlar. Birilerinin paralı uşağı bu sözde terör uzmanlarının bu güne kadar bölücü hain teröristlerin merkez üssü ile ilgili tek bir demecini veya yorumunu görmedim, duymadım.
Yıllardır içimizi kemiren toplumun ruh halini bozan bölücü terör örgütü İmralı ve Kandil merkezlerinden yönetiliyor.
İmralı canisinin açılım süreci sonrasında sesi soluğu kesildi. Türkiye aleyhine yapılan tüm eylem ve propagandaların merkezi Kandil.
Terör örgütünün merkez karargahı olan Kandil bu mikrobun başı. İrin yuvası.
İşte tam bu noktada aklıma 34 yıldır terörden canı yanmış bir ülkenin evladı olarak neden, niçin başlıklı onlarca soru geliyor.
Birleşmiş milletler üyesi olan, Yıllar önce Kore´ye bile asker gönderen, Katar´a, Afganistan´a, Pakistan´a askeri üsler kuran, Irak´ta askeri merkezleri bulunan, Suriye´de askeri gücünü ortaya koyan, İdlib´i terörden temizleyen, Siirt´te, Diyarbakır´da, Hakkari´de ard arda yaptığı operasyonlarla hain bölücülerin belini kıran, yüzlerce haini yok eden Türk Silahlı Kuvvetleri neden bu hainlerin en büyük karargahına dokunamıyor?
Kandil´in özelliği ne? Nasıl bir savunma sistemi, kaç kişilik bir terörist grup var ki bu alçaklar ordusunun karargahı 34 yıldır yok edilemiyor?
Kuzey Irak´ta İran´a yakın bir noktada bulunan bu hain yuvası dağa uçuş mesafesi sadece 6 dakika. Bugüne kadar defalarca siyasetçilerin iç siyasete malzeme ettiği buna karşın hala yerini muhafaza eden bu dağı haritadan tamamen silmek mümkün değil mi?
Tabi ki mümkün. O kahpe yuvası dağı dümdüz etmek Türk Silahlı Kuvvetlerinin elinde bulundurduğu ağır silah gücü ile sadece 24 saat sürer.
O dağ, dümdüz bir ovaya dönüşür.
Terörle mücadelede Kandil dağını ortadan kaldırmak çözüm değildir elbet ama terörle mücadelenin başarı ile sonuçlanması için önemli bir adımdır.
Buradan herkese sesleniyorum. Bu ülkeyi yönetenlerden her birimizin bir beklentisi var.
Kimi Ayasofya ibadete açılsın diyor, kimi Yunanistan işgalindeki adalara çıkarma yapılsın.
Son günlerin en popüler gelişmesi ise Afrin´e yapılması düşünülen operasyon.
Afrin´e yapılacak operasyonun bu kadar dillendirilmesini de anlamıyorum. Yapılması gerekiyorsa tüm dünyaya duyurmanın pekte anlamı yok.
Ama Afrin´deki hain odaklar yapılacak operasyonlardan sonra hayatta kalmaları halinde Kandil´e kaçacaklar veya gizlenip kandil´den emir bekleyecekler.
Artık birilerinin siyasetçi, komutan, bürokrat bu kanayan yaraya pansuman yapmaktan vazgeçip, terör örgütünün merkez üssünü yok etme kararı vermesi gerekir. Afrin, İdlib ve benzeri noktalara yapılacak operasyonlar önemli olmakla birlikte sorunun çözümü değildir.
Terörle mücadelede Türkiye Cumhuriyetinin bugüne kadar kaybettiği binlerce evladının hesabını sormak için atılması gereken karar Kandil´in ortadan kaldırılmasıdır. Bunun başka izahı ve çözümü yoktur.
Kandil´i yok edin. Kandil dağını, bölücü hainlerin hastalık yuvası haline gelmiş 35 yıllık karargahlarını başlarına yıkın.
Daha kaç canın kaybedilmesi, Kaç askerin, kaç polisimizin Kandil´den gelen sözde emirle şehit olması gerekiyor.
Bu kahpe dağı ortadan kaldırıp, dümdüz bir ova yapacak kudretimiz, inancımız yok mu?
Şimdilik esen kalın.
Cebiniz, gönlünüz ve beyniniz hep dolu olsun.



