GTO başkanı Nail Çiler´in açıklamasının ardından Gebze kamuoyunda büyük bir infial oluştu. Fatih Sultan Mehmet hanın otağının bulunduğu tarihi bir alan olan Hünkar Çayırının Erzincanlılar vakfına satılması konusunda kamuoyunun büyük bir tepkisi var.
DMO´ya ait arazinin bir bölümü piyasa fiyatlarının çok altında bir değerle Erzincanlılar vakfına satışı öngörülüyor.
Türkiye´de Kızılay´dan sonra tek özel statüye sahip olan vakfın bu alana bir özel üniversite yapacağı konuşuluyor.
Gebze bölgesine yeni bir üniversitenin yapılmasını hepimiz kabul ediyoruz. Ancak bu üniversite için bölgemizde tahsis edilebilecek çok arazi var. Örneğin Gaziler Dağı.
Çayırova Ziraat olarak bilinen bölgeye kurulan Gebze Teknik üniversitesinin kurumsal olarak Gebze ile ilişkili olmasına rağmen Gebze ve bölgesine sosyal anlamda entegre olamadığı bir gerçek.
Aynı bölgeye kurulacak bir başka üniversitesinin de Gebze´ye entegre olması söz konusu bile değil.
Tarihi önemi olan bu arazi ülkenin ekonomik koşulları göz önüne alındığında görülüyor ki maalesef tüm tepkilere rağmen satılacak.
Hünkar Çayırının satışı ile ilgili olarak siyasi hareket eden bir cenahın Gebze Belediyesine mitralyözlerini çevirmesi pekte anlamlı bir iş değil.
Aksine Ankara´da gerçekleştirdiği girişimler sonucu satışı zorunluluk haline gelen bu alanda 60 dönüme yakın bir bölümü kurtarabilen Gebze Belediye Başkanı Adnan Köşker´e teşekkür etmeli ve kendisine destek olmalıyız.
Maalesef son 15 yıldır Türkiye´de açılan fabrika sayısı, imalathane sayısı ortada.
Sadece iktidar yanlıları değil, iktidarın en üst sesinden bile işittiğimiz ? Yol yaptık, Köprü yaptık. Stadyum yaptık.? söylemi üretmeyen, üretimi teşvik etmeyen Türkiye´nin ekonomisini dibe vurdurdu. Ekonominin lokomotifi TOKİ ilan edilince başımıza gelmeyenin kalmayacağını defalarca dile getirdik.
Dış kaynaklı sıcak para ile ekonomisini şekillendiren Türkiye tarım ve hayvancılık alanında bile akıllara zarar ürünleri ithal etmeye başladı.
Bir Akdeniz ülkesi durumundaki Türkiye zeytinyağını Sudan´dan, Et ithalatını Sırbistan´dan yapar hale geldi. Mercimek´in bile Kanada´dan ithal edilmesi Türkiye´nin öz kaynaklarına yönelik politikaların olmayışının açık bir delili.
Avrupa ülkelerine üretim yapmak isteyen sınırlı sanayicimizden iş yapabilme gücü olarak istenilen teminat mektubu rakamları 500 bin Euro´ya kadar yükseldi.
Ülke ekonomisinin inşaat sanayisine yüklenmesinin sıkıntılar doğuracağını dile getirdiğimiz televizyon programlarından sonra eski ortağımı tehdit ederek televizyon kanalını kapattıranlar bugün ki koşullarda Hünkar Çayırının satılmasına zorunlu olarak izin vermek zorunda kalacaklar.
Çünkü şatafat ve lüks, israf ülke hazinesini tam takır hale getirdi. Para yok. Borçlanma imkanı yok.
Devleti yönetenlerin elinde bulunan para eder tüm araziler maalesef istemesek te satılmak zorunda. Bu Hünkar çayırı ile başlayacak ve devam edecek.
Gebze kamuoyunun satışa engel olma girişimini takdirle karşılıyorum. Ama gördüğüm kadarı ile bugün olmasa dahi 3-5 ay sonra satış yeniden gündeme gelecek. Çünkü acil paraya ihtiyaç var.
Ülkenin ekonomisini TOKİ´ye emanet ederseniz olacağı buydu.
Daha şurada 3-5 ay evvel Savunma sanayinin ihtiyacı var diye MTV ´ye zam yapıldı. Yüzde 40 gösterilip yüzde 25´de karar kılındı. Ölüm gösterilip millet sıtmaya razı edildi.
Ekonomik açıdan üretemeyen Türkiye, üretim gücü çok yüksek ülkeler ile milli değerler istismar edilerek kavgalı hale getirildi.
Sonuç artık kaçınılmaz.
Hünkar çayırı da benzeri paha biçilemez alanlarda satılacak.
Bölgemizde bu anlamda kıymetli görünen alanlar Darıca eski kışlası ve Eskihisar´ın tepeleri.
Kanımca kısa bir sürede bu alanların satışı Ankara´dan yapılacak operasyonlarla gerçekleşecek.
Şimdi bize düşen ise Ankara´da masa başında yapılacak bu satışlarda bölgemizin menfaatlerini korumak ile görevli belediye başkanlarımızın arkasında durmak. Köşker, karabacak, TOltar ve Demirci´nin bu bölgenin menfaatlerine hizmet ederek siyasi ikballerini risk edeceklerini umuyorum. Emir büyük yerden olunca yapacakları veya tepkileri sınırlı da olsa hepsine güvenim tam.
Gebze belediyesinin satışı söz konusu Hünkar Çayırında satıştan kurtardığı 60 dönümlük arazi üzerinde bulunan ecdat mirası tarihe sahip çıkmak Gebze kamuoyunun önceliği olmalıdır. Mevcut belediye başkanımızı hedefe koymak değil onunda desteği ile birlikte 60 dönümlük alanın tüm dünyaya tanıtımı için atılacak adımlara destek vermek gibi bir görev üstlenmeliyiz.
Ayrıca kamuoyunun dikkatini çekmek istediğim bir hususta Özelleştirme dairesinin bu arazi ile ilgili aldığı karardır. Siz bakmayın sayın Başbakan yardımcısının iyi niyetli söylemlerine. Eğer bu satışın önüne geçilmek isteniyorsa yapılması gereken Özelleştirme dairesinin 21/03/2016 tarih ve
2016/33 nolu satış kararının iptal edilmesidir. bu karara göre Hünkar çayırının 31.12.2020 tarihine kadar özelleştirilmesi gerekir.
Yeni bir yıla giriyoruz.
Artık Mart ? Nisan ayları gibi Türkiye´de seçim atmosferinin içine girecek. Bizde yazılarımızı gündeme ilişkin konu başlıkları ile sürdüreceğiz.
Cebiniz, Gönlünüz ve Beyniniz hep dolu olsun.


