İnternetin ülkemizde hızla yaygınlaşmasının ve yine internet üzerinden sosyal ağların hızla yaşantımızın içine girmesinden sonra, karakterleri ve kişililiklerini oturtamamış birçok şarlatan bu mecraları kullanarak kendilerini tatmin etme yolunu seçtikleri için bizim mesleğin tadı tuzu kalmadı.
Herkes ortada bulunan konunun uzmanı olunca iş çığırından çıkıveriyor.
Ortaya çıkan bir mesele hakkında hiç olmadık insanların internet üzerinden paylaşımlar yapmaları ve yorumlarda bulunmaları yetmiyormuş gibi siyaseten görevde bulunan isimlerinde bu duruma çanak tutmaları gerçekten işin keyfini kaçırıyor. Bakıyorsunuz, saçma sapan adamın biri her hangi bir konuda gazetecilere ders veriyor, bu durum hoşuna giden siyasi parti ilçe başkanı işine geldiği için bu yorumu destekliyor.
Siz gazeteci olarak her hangi bir konuda görüşünüzü paylaşıyorsunuz hedef oluyorsunuz?
İşin tuhaf olanı da kimse sizden memnun olmuyor.
Özellikle siyasi paylaşımlarınızda bu durum tahammül edilemez boyuta geliyor.
MHP ?de genel başkanlık yarışının analizini yapıyorsunuz, MHP´liler sizi AK Parti´den rant sağlamakla, satılık kalem olmakla suçluyor.
CHP genel merkezinin içler acısı haline yorum yapıyorsunuz, CHP´liler sizi Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı ilan ediyor.
AK Parti´nin politikalarını eleştiriyorsunuz, vatan haini devlet düşmanı ilan ediliyorsunuz.
Bakın beyler ve hanım efendiler, Gebze´de veya Türkiye´nin her hangi bir köşesinde gazetecilik mesleğini icra eden bir meslektaşımın sizi memnun etmek gibi bir zorunluluğu bulunmamakta. Anlayın bunu artık, hiçbir gazeteci hiçbir siyasi grubu memnun etmek çabası ile mesleklerini icra etmiyor. Gazeteciler hangi siyasi düşünceye sahip olurlarsa olsunlar kamuoyuna hizmet ediyorlar. Size değil? Yani anlayabileceğiniz sadelikte söylemek gerekirse bizim sizi memnun etmek gibi bir gayemiz hiç olmadı.
Herkes gibi bizlerinde kendimize ait bir siyasi görüşümüz var. bu görüşü hayata geçirdiğimiz yerde sandık başı. Onun dışında tüm siyasetçilere aynı mesafede olduğumuzu en iyi siz bilirsiniz.
Adı ne olursa olsun siyasi partiler demokrasinin var olması için en önemli unsurlardır. Hepsinin temsil ettiği bir duruş ve bu görüşe sahip kitleler vardır. Gazeteci siyasetçiye sadece ve sadece ahlaki olarak sorumludur. Gazetecinin mesleğini icra ederken tek sorumlu kitle ise halktır. Devletin yasaları ile çerçevelenmiş alanda işini yapan insanlar sizinle aynı görüşte olmak gibi bir zorunluluğa sahip değildir.
Tercihlerinizi yaparken dikkat etmelisiniz. Ya daha beş ay evvel düzenlediğiniz basın toplantılarını evirip çevirip suratınıza tokat gibi vuran kendi yarattığınız canavarlarla boğuşmaya devam edersiniz, yada işi gazetecilik yapmak olan insanlara saygı gösterirsiniz. Benden söylemesi, karar sizin.
Cebiniz, gönlünüz ve beyniniz hep dolu olsun.